Genel

HVAC UYGULAMALARINDA KOKU TUTMA YÖNTEMLERİNDEKİ SON GELİŞMELER

HVAC UYGULAMALARINDA KOKU TUTMA YÖNTEMLERİNDEKİ SON GELİŞMELER

Süleyman KAVAS

ÖZET

Çevre kirliliği ve hava kalitesi günümüzde oldukça önemli hale gelen bir konu başlığı durumundadır. İklimlendirme sektöründe de birçok uygulamada koku büyük bir problem olarak tasarımcıların karşısına çıkmaktadır. Son zamanlarda artan yüksek katlı binalar ve bu binaların altında yer alan mutfağa sahip işletmeler koku probleminin en çok ortaya çıktığı alanlardır.

Birçok durumda bir endüstriyel mutfaktan dışarı atılan egzoz havasındaki kokunun veya temiz hava sağlayan bir klima santralinden mahale verilecek havadaki kokunun yok edilmesi istenebilmektedir. Dışarı atılan egzoz havasının çevre yönetmeliklerine göre istenen değerlerde olması gerekmektedir. Mahale verilecek hava ise mutlaka iç hava kalite şartlarını sağlamalıdır.

Çalışmada koku ve kaynakları, koku ölçüm yöntemleri ile konfor ve mutfak uygulamalarında karşılaşılan kokunun yok edilmesi için kullanılan yöntemler incelenmiş ve son gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Koku, Koku tutma yöntemleri, Koku ölçüm yöntemleri.

 

ABSTRACT

Environmental pollution and air quality is becoming an important topic nowadays. Odor is a major problem standing ahead of designers in many applications of air conditioning industry. High-rise buildings with increasing numbers recently and the stores with kitchens beneath these buildings are the areas where odor problems occur most.

In many cases, it may be desired to eliminate the odor in the exhaust air emitting from industrial kitchen or odor in the air that will be supplied from an air handling unit to the space. Exhaust air emitting to the environment should be at the required values according to environmental regulations.  The air to be supplied to the space must meet the indoor air quality requirements.

In the paper, odor and its sources, odor measurement methods, methods used to control odor in comfort and kitchen applications were studied and recent developments were tried to be explained.

Key Words: Odor, Odor control methods, Odor measurement methods.

  1. GİRİŞ

Günümüzde hızla artan şehirleşme ve çevre kirliliği hava kalitesini hiç olmadığı kadar önemli hale getirmiştir. Hem dış havanın hem de iç ortam havasının canlıların yaşamlarını sağlıklı bir şekilde devam ettirecek kalite ve özelliklerde olması gerekmektedir. Solunan havanın sıcaklık, nem, toz ve içerdiği yabancı madde miktarı vb. ile birlikte kokusu da önemli bir parametredir. Tüm kokular (hoş yada hoş olmayan) hava kalitesi ve dolayısıyla insan sağlığı üzerinde etkisi vardır. Bu yüzden mutlaka kontrol altında tutulmalıdır.

Kokunun en temel etkisi rahatsız edici olmasıdır. Kokuya sebep olan gaz karışımı çok düşük derişimlerde olsa dahi bu etki ortaya çıkabilir. Mide bulantısı, baş ağrısı, nefes almada zorluk gibi fiziksel etkilerin yanında sinirlilik, tiksinme, iğrenme gibi psikolojik etkilere de sebep olabilmektedir.

HVAC uygulamalarını koku tutumu açısından üçe ayırabiliriz;

  • Konfor Uygulaması
  • Endüstriyel Uygulamalar
  • Mutfak Uygulamaları

Konfor uygulamalarında genellikle iç ortama verilecek taze havanın kokudan arındırılması yapılmaktadır. Dış ortamın yoğun kirleticilere maruz kaldığı yüksek hava kirliliğinin olduğu bölgelerde ve koku çıkışının olduğu yerlerin yakınına konumlandırılmış taze hava cihazlarında mutlaka koku giderimi yapıldıktan sonra iç mahale taze hava verilmelidir.

Endüstriyel koku tutma uygulamaları çok farklı kaynaklardan çıkan kokunun yok edilmesini gerektirir.  Gıda, ilaç, kimya, gübre vb. gibi endüstrilerdeki bir çok faklı proses sonucu ortaya farklı yapıda ve yoğunlukta koku içeren gazlar çıkmaktadır. Her kokulu gaz karışımı için farklı tutma yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle atık artıma tesisleri ve çöp depolama alanları endüstriyel koku tutma yöntemlerinin en önemli uygulama alanlarıdır.

Mutfak uygulamaları da (özellikle restoran ve yemek fabrikaları) endüstriyel uygulamalar altında değerlendirilmesine rağmen çok geniş bir alana hitap ettiği için ayrı bir başlık altında incelenmesi daha uygundur. Özellikle yüksek katlı binaların altında bulunan restoranlar ve AVM içerisindeki yeme-içme alanlarında meydana gelen kokuların yok edilmesi tesisat mühendisliği dalında yeni bir alan olarak ortaya çıkmaktadır.

  1. KOKU ve ÖLÇÜMÜ

            2.1 Koku Nedir

 Koku soluduğumuz hava içerisindeki kimyasal moleküllerin beynimizde yarattığı bir etkidir. Bu etki kimyasal moleküllerin çok küçük derişimlerinde dahi ortaya çıkmaktadır. Çoğu koku birçok kimyasal molekülün karışımından oluşmaktadır. Koku temelde iyi ve kötü olarak ikiye ayrılabilir. Ancak bu ayrımı yaparken mutlaka kokunun kişiden kişiye değişen öznel bir kavram olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Kokunun bu özelliğinden dolayı tespiti, ölçümü ve sınıflandırılması sorun olagelmiştir. Dış ortamdan alınan taze hava çoğu zaman kokusuz veya temiz kokulu olarak kabul edilirken tuvalet egzozları kötü kokulu olarak kabul edilir. Ancak mutfak davlumbazından çıkan havadaki koku kimisi için güzel olarak ifade edilirken kimisi için kabul edilemez olarak nitelendirilebilir.

Kokunun ölçülebilen beş temel özelliğe bulunmaktadır: 1) yoğunluğu 2) rahatsız etme derecesi 3) karakteri 4) sıklığı ve 5) süresi. Bu özellikler kişinin kokuya karşı tutumunu belirlemektedir. Öte yandan kişinin kokuyu üreten kaynak ile olan önceki tecrübesi ve kokuya karşı olan hassasiyeti de kokuya karşı tutumunu etkilemektedir. Ayrıca sıcaklık, nem ve hava akımları da kokunun kişi üstündeki etkisini değiştirebilmektedir[1]. Koku konsantrasyonu ile koku yoğunluğunun algılanması arasında logaritmik bir ilişki bulunmaktadır. Koku konsantrasyonu büyük miktarda artarken koku algısı çok az miktarda artar. Kokunun sıklığı ve süresi bireyin hızla farkındalığını kaybetmesine neden olur. İlk başta algılandığı koku zamanla düşer ve tepkisi azalır. İki veya daha çok koku karıştığında birbirlerinin etkisini ve rahatsız etme derecelerini yok edebilirler. Benzer şekilde ağır karakteristikteki koku hafif kokuya baskın gelerek algılanmasını engelleyebilir. Bu yüzden farklı kokular karıştırılarak istenmeyen koku yok edilebilir [2].

 

2.2 Koku Kaynakları

 Kokunun sayılamayacak kadar çok farklı kaynağı bulunmaktadır. Ancak temelde organik ve inorganik olarak ikiye ayrılabilir. İnorganik kaynaklı koku çoğunlukla endüstriyel prosesler sırasında ortaya çıkmaktadır. Çelik endüstrisi, boya, kimya ve ilaç fabrikaları bu tür kokuların sıklıkla rastlandığı alanlardır. Organik koku üreten kaynaklar hem endüstriyel proseslerde hem de ev uygulamalarında görülebilmektedir. Örnek olarak gıda işleme ve pişirme, insan ve diğer canlıların dışkıları ve vücut kokuları, tütün mamullerinin kokuları sayılabilir. Bir endüstriyel mutfakta pişirmeden, çöpten,  bulaşık makinesinden, çürüyen veya bozulan gıdalardan ve sudan koku ortaya çıkıp ortama yayılabilir. Organik kaynaklı kokular inorganik kaynaklı kokulara göre daha yaygın ve rahatsız edicidir. Bu çalışmada daha çok organik kaynaklı kokular üzerinde durulacaktır.

Koku kaynaklarını yapısal olarak organik/inorganik şeklinde sınıflandırabileceğimiz gibi kaynağın durumuna veya çıkış yerine göre de sınıflandırabiliriz.

                                                             Şekil 1. Koku Kaynaklarının Sınıflandırılması [3].

 

Noktasal kaynaklar tek bir noktadan yayılan kokuları ifade etmektedir. Araba egzozları, bacalar vb. şeklinde örneklendirilebilir. Alansal kaynaklar noktasal kaynakların aksine sınırlandırılmamış alanlardan çevreye yayılan kokuları tarif etmek için kullanılmaktadır. Atık artıma tesisleri, çökeltme havuzları, katı atık bertaraf tesisleri, çöp depolama alanları bu sınıflandırmaya girmektedir. Yapı-bina kaynaklı kokular ise işletilen binalardan yayılan kokulardır. Hayvan barınakları, gıda ve gübre depoları bu alana girmektedir. Son olarak kaçak tarif edilen kaynaklar filtrelerden olan kaçakları veya bir koku kaynağından gerçekleşen sızıntıları ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.

 

2.3 Kokunun Nedenleri

 Koku başlıca bozulma, çürüme, yanma gibi kimyasal prosesler sonucu ortaya çıkmaktadır. Organik bileşiklerin mikrobiyal ayrışması sonucu ortaya çıkan hidrojen sülfür ve diğer bileşikler kokuya sebep olan en önemli maddelerdir. Ayrıca amonyak ve benzeri azot bileşikleri de aynı şekilde koku kaynakları arasındadır. Fenoller, hidrokarbonlar ve merkaptanlar da koku kaynağı olarak sıralanabilir [2]. Bunlardan başka ozon (O3), asetik asit (CH3COOH), formaldehit (CH2O), klor (Cl2), aseton (C3H6O), sülfürdioksit (SO2) ve uçucu organik bileşikler gibi birçok organik ve inorganik madde koku kaynağı olarak bilinmektedir.

 

Hidrojen sülfür (H2S) havadan ağır, renksiz ve çürük yumurta kokusundaki bir moleküldür. Baskın bir kokuya sahip olup oldukça rahatsız edici etkisi vardır. Çoğu insan tarafından hacimce 1 ppm’in altındaki değerlerde algılanabilir. Ancak bu gazın kokusu aldatıcıdır. 6 ppm’in üstündeki değerlerde H2S derişimi önemli miktarda arttırılsa dahi koku etkisi az miktarda artmaktadır. Daha yüksek derişimlerde çok hızlı bir şekilde koku alma duyusu üzerinde etki eder ve hissedilmesi zorlaşır [3]. Amonyak (NH3) havadan hafif, renksiz ve tahriş edici etkiye sahip bir gazdır. İdrar en önemli amonyak kaynağıdır, bu yüzden en çok tuvaletlerde görülmektedir. 5 ppm’in altındaki değerlerde hissedilebilir keskin bir kokuya sahiptir. 2500 ppm’in üstündeki değerlerde ölümcül olabilir [3].

 

  1. KOKU ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ

Kokunun göreceli bir kavram olması ölçülmesini ve herkes için kabul edilebilir bir şekilde ifade edilmesini güçleştirmektedir. Ölçülmesindeki diğer bir zorluk ise alınan numune içinde çoğu zaman birden çok kokulu bileşiğin olmasıdır. Farklı koku kaynaklarının bir arada olması ve çevresel faktörler de koku ölçümünü etkileyen etkenlerdir. Kokular, kokunun yoğunluğu ve rahatsız etme derecesi belirlenerek ölçülmekte ve değerlendirilmektedir. Rahatsız etme derecesi kokunun tanımlanması veya bilinen bir kokuya benzerliğine göre yapılmaktadır.

Kokuların ölçülmesi için zaman içinde birçok farklı yöntem geliştirilmiştir. Genel olarak kimyasal analiz, elektronik yöntemler ve insan duyusundan yararlanan yöntemler ile ölçüm yapılabilmektedir [4].

 

                                                                        Şekil 1. Koku Ölçüm Yöntemleri.

 

3.1 İnsan Duyusundan Yararlanan Yöntemler

Bu tür yöntemlerde kokudan alınan numune temel olarak insanlar tarafından koklanır ve kokunun rahatsız etme derecesi belirlenir. Bu yöntemlerde insan burnu sensör olarak kullanılır. Yöntem kişilere bağlı olduğu için birden çok kişi tarafından koku numuneleri koklanır ve sonuçlar belirlenir. İnsan duyusundan yararlanan yöntemler olfaktometre, sentometre ve basit duyusal ölçüm yöntemleridir [5].

Bu yöntemler genel olarak aşağıdaki adımlardan oluşur;

 

  1. Numunenin alınması
  2. Numunenin seyreltilmesi
  3. Seyreltilmiş numunenin panelistlere verilmesi
  4. Panelistlerin kokulu numuneyi değerlendirmesi
  5. Cevapların toplanıp yorumlanması ve sonucun raporlanması

 

3.1.1 Basit Duyusal Ölçüm Yöntemi

Basit duyusal yöntemde koku numuneleri alındıktan sonra panelistlere koklatılır ve kokunun durumu hakkında panelistlerden “Koku alınamıyor.”, “Koku hafifçe alınabiliyor.” ya da “Koku yoğun olarak alınabiliyor.” gibi cevaplar verilmesi istenir [6]. Koku yoğunluğu yukarıdaki gibi tarif edilebileceği gibi 0-10 aralığında bir skala üzerinden de belirtilebilir [3]. Bu şekilde kokunun yoğunluğu hakkında bir karar varmak mümkündür.

Basit duyusal ölçümün en büyük avantajı hızlı ve ucuz bir yöntem olmasıdır. Ancak bu yöntemle tekrar edilebilir ölçümler elde etmek pek mümkün değildir.  Ayrıca sayısal değerler elde edilemez sadece koku var ya da yok gibi tanımlamalar yapılabilir [7]. Oldukça sübjektif olup, ön değerlendirme amacıyla kullanılmalıdır.

 

3.1.2 Olfaktometre

Olfaktometre koku ölçüm cihazı anlamına gelmektedir. İnsan duyusuna dayalı olup en çok kullanılan yöntemdir [8]. Bu yöntem temelde kokunun insan üzerindeki etkisinin laboratuvar şartlarında gözlemlemeye dayanmaktadır. Oldukça pratik bir yöntem olmakla birlikte etkin ve güvenilir sonuçlar verir. Basit duyusal ölçüm yönteminin en büyük dezavantajı olan sübjektiflik bu yöntemle giderilmiştir. Olfaktometre literatürde objektif koku ölçüm yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Hızlı bir şekilde sonuca ulaşılabilir ve ucuz bir yöntemdir. Olfaktometrenin en önemli dezavantajı sonuçların panelistlerin seçimine bağlı olmasıdır. Farklı panelistlerden farklı sonuçlar elde edilebilir. Fazla sayıda panelist kullanılarak bu dezavantaj giderilebilir. Diğer bir dezavantaj ise seyreltme faktörüdür [7].

Bu yöntemde eşik konsantrasyonu üzerindeki değere sahip numune gaz ilk önce nötr kokusuz gaz (azot veya filtre edilmiş hava) ile seyreltilir. Bu işlemin ardından numuneler panelistlere koklatılır. Panelistlere farklı seyreltme oranlarındaki numuneler eş zamanlı olarak gönderilir ve kokuyu duyup duymadıklarını belirtmeleri istenir. Düşük seyreltme oranlarından başlanır ve büyük değerlere doğru sırayla gidilir. Diğer bir deyişle oldukça seyreltilmiş kokulu hava ile başlanıp kokulu hava miktarı arttırılarak her bir panelistin kokuyu algıladığı eşik değer bulunur. Farklı seyreltme faktörlerinde panelistlerin verdikleri evet ve hayır cevaplarının ayrı ayrı logaritmaları alınır. Tüm panelistlerin logaritmik değerlerinin ortalaması alındıktan sonra bu değerin ters logaritması KB/m3 cinsinden koku konsantrasyonunu verir [9].

Olfaktometre ile ölçüm yapılırken seyreltme oranı eşitlik (1) ile bulunur.

 

                                                                                                                                                         (1)

Bu eşitlikte Z seyreltme faktörünü, Vd kokusuz havanın hacimsel debisini, Vo ise kokulu havanın hacimsel debisini ifade etmektedir.[10] Seyreltme faktörünün çarpmaya göre tersi seyreltme oranını verir.

                                                                                                                             (2)

Olfaktometre ile gerçekleştirilebilen maksimum seyreltme faktörü 64000’dir [8].

 

3.1.3 Skentometre

Olfaktmetre ile benzer özellikte ve yapıda olan bu cihaz saha veya alan olfaktometresi olarak da adlandırılmaktadır. Taşınabilir özellikte olup pratik bir şekilde ölçüm yapılmasını mümkün kılar. Bu yöntemde panelist ölçüm sahasında kokuya maruz kaldığı için kokuyu ölçümden önce tahmin edebilir veya kokuya karşı bağışıklık kazanabilir. Ayrıca tek bir panelist tarafından analiz edildiği için sonuçların doğrulanması güçtür. Şu an birden fazla panelistin aynı anda analiz yapabileceği skentometreler geliştirilmeye çalışılmaktadır [11].

Skentometrede seyreltme oranı eşitlik (3) ile verilmektedir. Bu eşitlikte Z seyreltme faktörünü, Vc aktif karbon filtreden geçirilmiş havanın hacimsel debisini, Vo ise kokulu havanın hacimsel debisini ifade etmektedir [5].

                                                                                                                                                              (3)

 

3.2 Elektronik Yöntemler

 

Elektronik burun olarak tarif edilen bu cihazlar insan burnu gibi çalışarak kokuları sensörler aracılığıyla tanırlar. İnsan burnu tüm gaz karışımını tek bir koku olarak algılarken elektronik burunlarda her koku için farklı sensörler kullanılır ve gaz karışımının koku analizi yapılabilir. Yaygın olarak kullanılan sensör tipleri aşağıdaki gibidir [12].

 

  • Metal-oksit yarı iletkenler
  • İletken polimerler
  • İletken oligomerler

 

Diğer sensörlerde olduğu gibi bu sensörler de duyarlı oldukları etkene maruz kaldıklarında iletkenlikleri değişir ve gerelim farkı oluşturur. Koku sensörlerinde etken olarak koku gerilim farkı oluşturur ve bu gerilim farkına göre kokunun özellikleri ve şiddeti hakkında karara varılır. Ancak bu yöntemlerle koku hakkında iyi veya kötü şeklinde yorum yapılamaz.

                                                                  Şekil 2. Elektronik Burun Çalışma Prensibi [12].

 

Sensörler ile elektronik koku algılama yöntemleri genelde GC (gaz kromotografisi) ve MS (kütle spektrometresi) gibi yöntemlerden daha kolay ve pratik oldukları için tercih edilmektedirler [12]. Üretim alanlarında kullanılan gazların kontrolü ve gaz sızıntılarının tespitinde, baca gazlarının tespiti ve kontrolünde, zehirleyici tarım ilaçlarının kontrolü ve sağlık sektöründe kullanılan gazların tespitinde elektronik burunlardan faydalanılmaktadır. Ayrıca birçok gıda maddesinin raf ömürlerinin tespitinde de bu sensörler kullanılmaya başlanmıştır [13].

Bu yöntemlerle hızlı ve sürekli koku ölçümü yapılabilir ve hassasiyetleri oldukça yüksektir. Öte yandan sensörlerin bakımı ve kalibrasyonu yapılmadığında hatalı ölçüm gerçekleşebilir. Kullanılan sensörlerin mutlaka neme karşı korunması gerekir.

 

3.3 Kimyasal Analiz Yöntemleri

 

Kimyasal analizler için kullanılan gaz kromotografisi (GC)  ve kütle spektrometresi (MS) koku analizleri için de kullanılmaktadır. Gaz kromatografisi, bir karışımda gaz halinde bulunan veya kolayca gaz haline geçebilen bileşenlerin ayrılmasında ve belirlenmesinde kullanılan yöntemdir. Bu yöntemde gaz karışımının içeriği kesin bir şekilde bulunabilir. Kütle spektrometresi ise her bir bileşenin yapısal olarak tanımlanmasını sağlar.Bu iki yöntem koku yoğunluğu, karakteristiği ve rahatsız etme derecesi hakkında bilgi vermez.

 

Kimyasal analiz yöntemleri ile sonuca ulaşmak için gaz kromatografisinin ölçüm aralığında bileşen derişimine sahip gaz numunelerinin olması gerekmektedir. Genelde kokuya sebep olan uçucu organik bileşikler (VOC) bu değerlerin altındadır. Bu yüzden VOC’lerin farklı yöntemlerle konsantre hale getirildikten sonra analizleri gerçekleştirilmelidir [4-6]. GC ve MS cihazları pahalı cihazlar oldukları için analizler de diğer yöntemlere göre maliyetli olmaktadır. Ayrıca analizler göreceli olarak uzun zaman alır.

 

Kütle spektrometresine dayalı birçok farklı yöntem de koku analizler için kullanılmaktadır. Membran Inlet MS (MIMS), Seçilmiş İyon Akış Tüpü MS(SIFT-MS), Proton-Transfer-Reaksiyon MS (PTR-MS) gibi yöntemlerden özellikle tarım sektöründe görülen kokuların analizlerinde faydalanılmaktadır [14].

 

4- KOKU TUTMA YÖNTEMLERİ

Koku tutma amacıyla birçok farklı yöntem geliştirilmiştir. Koku kaynağının durumuna göre bu yöntemlerden biri veya birkaçı kullanılarak koku giderimi veya yok edilmesi gerçekleştirilmektedir. Adsorpsiyon, absorpsiyon, yakma, koku maskeleme, ozonlama gibi yöntemler literatürde mevcuttur. Yakma ve koku maskeleme bu çalışmanın ilgi alanına girmediği için burada değinilmemiştir.

 

4.1 Aktif Karbon Filtreler

 İklimlendirme uygulamalarında koku tutmak için en yaygın kullanılan yöntem adsorpsiyon yöntemi ile çalışan aktif karbon filtrelerdir. Adsorpsiyon gaz molekülleri ile katı yüzey arasında gerçekleşen dinamik bir süreçtir. Bu filtreler adrospsiyon etkisiyle koku moleküllerini karbon partikülleri üzerinde tutar. Yüzey üzerinde tutunan gaz molekülleri bir süre burada durduktan sonra tekrar hava akımına kapılarak yüzeyden ayrılır. Doyma noktasına kadar süreç bu şekilde işler. Doyma noktasına geldiğinde sorbent daha fazla yüzeyinde gaz tutamaz ve bu noktada filtrelerin bakımları yapılmalı veya filtreler değiştirilmelidir [1].

 

Benzer yöntemle koku tutmak amacıyla killer, doğal ve sentetik zeolitler, aktif alüminyum oksitler ve çeşitli polimerler de kullanılmaktadır. Sorbentlerin üretimi esnasında çeşitli kimyasal katkı maddeleri eklenerek farklı kokuları tutmak mümkündür. Aktif alüminyum oksitler üzerine yedirilmiş potasyum permanganat ve aktif karbon üzerine yedirilmiş asidik ve bazik bileşikler en yaygın kullanılan filtre malzemeleridir [15].

 

Kontak süreleri genelde 0,1 ile 0,3 saniye civarındadır. Bu süreler kokunun yoğunluğuna göre 1-3 saniyeye kadar çıkabilir. Filtrelerin üzerinden ortalama hava akış hızı 0,1-0,6 m/s aralığında olmalıdır. Yüksek soğurma özelliği olmayan filtreler için bu değerler aşılmamalıdır. Aktif karbon filtreler 40- 50 0C ve %75 bağıl nem değerlerinin üstünde kullanımı uygun değildir.

 

Aktif karbon filtrelerin önünde hava akımıyla gelen tozları vb. partikülleri tutmak için bir ön filtre kullanılmalıdır. Özellikle mutfak uygulamalarında davlumbazdan gelen yağlı dumanın önce yağdan arındırılması ve ardından aktif karbon filtrelere ulaşması çok önemlidir. Bu sayede karbon medyasının yüzeyinin dolması önlenir ve filtre ömrü uzamış olur.

 

4.2 Ozonlama

 Ozon oldukça kararsız ve kimyasal olarak reaksiyona girmeye oldukça istekli bir moleküldür. 0,01 ile 0,05 ppm aralığındaki derişimlerde taze hava kokusundadır. Daha yüksek derişimlerde “elektrik ateşi” kokusu verir [3]. Ayrıca yüksek nem ve 35-40 0C’nin üstündeki sıcaklıklarda çok kısa süre içinde bozunur ve oksijene dönüşür.

 

Ozon (O3) karşılaştığı molekülleri en küçük ve basit moleküllere indirgeyene kadar parçalayarak çalışır. Ozon ile reaksiyona giren gazlardan reaksiyon sonucu CO2, N2, H2O ve O2 gibi kokusuz gazlar ortaya çıkar.

 

Ozon üç farklı yöntemle üretilebilmektedir; elektroliz, elektrik deşarjı ve UV ışınları [16]. Bu sistemlerin çalışabilmesi için ortamda mutlaka oksijen bulunmalıdır. Eksik oksijen ozon üretim performansını düşürerek sistemin istenen değerleri sağlamasını engellemektedir.

 

Pratikte yukarıda bahsedilen yöntemleri kullanarak ozon üreten sistemler aşağıdaki gibidir;

 

  • Ozon jeneratörleri (Plazma teknolojisi)
  • UV lambalar
  • Elektrostatik filtreler

Ozon jeneratörleri ve elektrostatik filtreler elektrik deşarjı ile UV lambalar ise UV ışını ile ozon üretimi yapmaktadır. UV lamba ve elektrostatik filtreler ile büyük kapasiteli ozon üretim yapmak mümkün değildir [16]. Büyük miktarda ozon üretimi için mutlaka ozon jeneratörleri kullanılmadır.

 

Ozon özellikle mutfak uygulamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Davlumbaz içinde UV lamba veya davlumbaz üstünde ozon jeneratörü kullanılarak koku giderimi yapılmaktadır. UV lambalar genellikle davlumbaz içine metal filtrelerin arkasına yerleştirilmektedir. Ozon jeneratörünün ürettiği ozon ise davlumbazın çıkışındaki kanala verilmektedir.

                                                                   Şekil 3. Davlumbaz içinde UV lamba uygulaması

 

Ozonun etki edebilmesi için hava ile temas süresi kokulu gazın yoğunluğu ve yapısıyla orantılı olarak 20 saniyeye kadar çıkabilir. Kanal tesisatı mutlaka bu süreler göz önüne bulundurularak tasarlanmalıdır [1]. Sistemde oluşacak fazla ozonun yok edilmesi için ayrıca önlemler alınmalıdır. Uzun süre ozona maruz kalan canlılarda ozon zehirleyici etki yapabilir ve solunum zorluğuna neden olabilir. Eğer egzoz ağzında fazla ozon atımı varsa baca çıkışı doğrudan atmosfere yönlendirilebilir veya egzoz çıkışına ısıtıcı koyarak ozonun yüksek sıcaklıkta hızlı bir şekilde oksijene dönüşümü sağlanabilir.

 

UV lamba davlumbaz içindeki kullanımından başka mutfak aspiratörlerinde ve klima santrallerinde de kullanılmaktadır. Davlumbaz ve mutfak aspiratörlerinde 187 nm dalga boyunda UV-C tipi ışın ve ozon üreten UV lambalar kullanılmaktadır. Klima santrallerinin taze hava tarafında ise ozon üretmeyen 253.7 nm dalga boyunda UV lambalar yeterli olup, sadece zararlı mikroorganizmalar yok edilmektedir.

Ozon üretmek amacıyla kullanılan bir diğer yöntem plazma teknolojisidir. Koku tutumunda kullanılan plazmaya soğuk plazma veya ısıl olmayan plazma denmektedir. Plazma ile hem ozon üretilir hem de yüksek gerilim nedeniyle hava akımı içindeki tüm canlı organizmaların ölmesi sağlanır. Soğuk plazmaya dayanan teknolojiler serbest radikallerin üretilmesinde, moleküler ayrışmanın ve oksidasyonun arttırılmasında oldukça etkilidir. Plazmada oluşan plazmakimyasal reaksiyonlar ile ozon üretimi ve hava akımında yer alan kirleticilerin yok edilmesi mümkündür [17]. Corona deşarjı, sessiz deşarj, dielektrik bariyer deşarjı, yüzey deşarjı gibi farklı soğuk plazma yöntemleri bulunmaktadır [18].

1 gr/h’den – onlarca kilogram/h mertebelerine kadar farklı kapasitelerde ozon jeneratörleri üretilebilmektedir [17]. Ozon jeneratörleri hem endüstriyel mutfaklarda (1-4 gr/h kapasitelerde) hem de atık artıma tesislerinde (10- 1000gr/h kapasitelerde) yaygın olarak kullanılmaktadır.

                                                                      Şekil 4. Plazma Teknolojisi İle Ozon Üretimi [16].

Elektrostatik filtreler esas olarak yağ ve toz tutumu için kullanılmaktadır. Mutfak uygulamalarında ise davlumbazdan gelen havadaki yağı filtrelemek amacıyla aspiratör içinde tercih edilmektedir. Çoğunlukla sistemde elektrostatik filtrenin arkasında koku tutmak amacıyla aktif karbon filtreler de kullanılır. Elektrostatik filtrenin üzerinde oluşan yüksek voltaj sayesinde corona etkisiyle ozon ortaya çıkar. Ancak bu üretilen ozon düşük miktardadır ve yan ürün olarak değerlendirilmelidir. Çoğunlukla üretilen ozon sistemde kullanılan aktif karbon filtreler tarafından tutulur. Eğer yüksek miktarda ozon üretilmek istenirse elektrostatik filtrenin adeti ve voltajı arttırılmalıdır.

 

4.3 Sulu Yıkama Sistemleri

 Sulu yıkama sistemleri ile hava içerisinde gelen kokulu gazlar, CO2, toz, kül, kurum, bakteri vb. birçok parçacık tutulabilmektedir. Bu sistemin temeli hava akımı içinde gelen gazların su içerisinde çözünmesi teorisine dayanmaktadır. Örnek olarak su içinde çözünebilen amonyağın yaklaşık %40’ı sulu yıkama sistemleri ile yok edilebilmektedir [5]. Ancak suda çözünmeyen veya çok küçük boyuttaki partiküllerin ve koku moleküllerinin bu sistemle tutulması mümkün değildir.

Bu sistemler ayrıca endüstriyel mutfaklarda davlumbazlardan gelen sıcak havanın suyla soğutulması amacıyla da kullanılmaktadır.

 

SONUÇ

 Günümüzde Tablo 1’de verilen başlıca koku ölçüm yöntemlerinin haricinde de Bölüm 3.3’de belirtildiği gibi birçok yöntem bulunmaktadır. GC/MS ve elektronik burunlar ile sadece gaz karışımı içindeki kokuya neden olan moleküllerin tespiti ve derişimi belirlenebilir. Ancak bu yöntemler kokunun rahatsız etme derecesi ve iyi-kötü veya hoş-nahoş gibi değerlendirilmeleri için uygun değildir. Bu değerlendirmenin yapılabileceği yöntemler basit duyusal ölçüm ve olfaktometredir. Basit duyusal ölçüm yönteminin öznel olmasından dolayı kullanımı çok güvenilir değildir. Bu yüzden olfaktometre şu an en yaygın koku ölçüm yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak yakın zamanda yapay zeka yöntemlerinin gelişmesi ve daha teknolojik sensörlerle birlikte elektronik burunların kokuları daha hızlı ve doğru bir şekilde tanımaları ve değerlendirmeleri mümkün olacaktır.

 

      Tablo 1. Koku Ölçüm Yöntemlerinin Karşılaştırılması

Her proses ve uygulama için farklı filtreleme ve koku tutma yöntemi kullanılmalıdır. Tutma yöntemi seçilirken maliyet ve performansla birlikte koku miktarının filtreleme sonucunda hangi seviyelere düşürülmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Tablo 2’de koku tutma yöntemlerinin karşılaştırması verilmiştir.

 

Tablo 2. Koku Tutma Yöntemlerinin Karşılaştırılması.

Tablo 3’de ise bazı prosesler için örnek filtreleme çözümleri verilmiştir. Tablo 3, optimum performans ve yatırım maliyetleri dikkate alınarak oluşturulmuştur. Farklı yöntemlerle de benzer sonuçlar alınabileceği unutulmamalıdır. Koku filtreleme sistemlerinin bakımları çalışma performansını doğduran etkilemektedir. Bu yüzden bakımı yapılmayan veya yanlış yapılan filtrelerin verimleri istenen değerlere hiçbir zaman ulaşamayacaktır.

 

Tablo 3 Farklı Seviye Koku Kontrolü İçin Önerilen Filtreleme Yöntemleri.

KAYNAKLAR

 

  • Guidance on the Control of Odour and Noise from Commercial Kitchen Exhaust Systems, English Department for Environment, Food and Rural Affairs, Ocak 2005
  • Guıdelines On Odour Pollutıon & Its Control, Central Pollutıon Control Board, Ministry of Environment & Forests, Govt. of India, Mayıs 2008
  • JACOBSON, Larry D., Generic Environmental Impact Statement on Animal Agriculture: A Summary of the Literature Related to Air Quality and Odor (H), Eylül 1999
  • BREWER, M. S., CADWALLADER, K. R., Overview of Odor Measurement Techniques,
  • CHAPIN, A., BOULIND, C., Controlling Odor and Gaseous Emission Problems from Industrial Swine Facilities, Yale Environmental Protection Clinic, 1998
  • YILMAZ, M., Gıda Fermantasyon Sektöründen Kaynaklanan Koku Emisyonlarının Biyofiltre Sistemi Kullanılarak Giderilmesi, İstanbul, Haziran 2016
  • SARAÇ YÜCE, A., Pancar Şekerinde Kokuya Neden Olan Maddelerin Belirlenmesi ve Giderimi, Ankara, 2012
  • ATIMTAY, A., GÜVENER, M., Koku Ölçüm Yöntemleri, LIFE Projesi-Eğitim Semineri ODTÜ, 1-2 Nisan 2004 Ankara
  • BRATTOLİ, M., Odour Detection Methods: Olfactometry and Chemical Sensors, Sensors 2011, 11, 5290-5322; doi:10.3390/s110505290, Mayıs 2011
  • A Review of The Science and Technology of Odor Measurement, St. Croix Sensory, Inc., Aralık 2005
  • McGINLEY, M. A., Developing a Credible Odor Monitoring Program, 2004 ASAE/CSAE Annual International Meeting, Ağustos 2004
  • KIZIL, Ü., GENÇ L., SAÇAN M., Elektronik Burun Sistemlerinin Tasarım İlkeleri, U. Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 2011, Cilt 25, Sayı 1, 109-118
  • EFE, A.A., Elektronik Burun Teknolojisi Ve Örnek Uygulaması, ANKARA, Eylül 2006
  • CAPELLI, L., SIRONI, S., Odor Sampling: Techniques and Strategies for the Estimation of Odor Emission Rates from Different Source Types, Sensors 2013, 13, 938-955; doi:10.3390/s130100938
  • ASHRAE Position Document on Filtration and Air Cleaning, Ocak 2015
  • SCHIAVON, J., Design and Analysis of an Ozone Generator System Operating at High Frequency with Digital Signal Controller, Revista Ciência e Tecnologia, v.15, n.27, p.23-35, jul./dez. 2012- ISSN:1677-9649
  • PEKÁREK, S., Non-Thermal Plasma Ozone Generation, Acta Polytechnica Vol. 43 No. 6/2003
  • MOON, J., JUNG J., A Wire-Plate Type Nonthermal Plasma Reactor Utilizing a Slit Dielectric Barrier and a Third Electrode, International Journal of Plasma Environmental Science & Technology Vol.1, No.1, MARCH 2007
  • Industrial Odor Control, BERGEN, J. V., Journal of the Air Pollution Control Association, Mart 2012

 

ÖZGEÇMİŞ

Süleyman KAVAS

1982 yılı Aydın doğumludur. 2005 yılında Ege Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir. Aynı üniversiteden 2008 yılında yüksek mühendis unvanını almıştır. 2014 yılında Liege Üniversitesi, Ecole Centrale de Nantes ve Rostock Üniversitesi ortak programından Gemi Mühendisliği alanında bir yüksek lisans derecesi daha almıştır. 2016 yılında ise İzmir Ekonomi Üniversitesi Yöneticiler için MBA programından mezun olmuştur. Doğu İklimlendirme San. Tic. A.Ş. firmasında 2014 yılından buyana iş geliştirme müdürü olarak çalışmaktadır.

 

Bu makale 17-20 Nisan 2019 tarihleri arasında düzenlenen 14. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ’nde sunulmuştur.

 

 

 

 

 

Yazının Devamı
Mutfak Havalandırması Teknoloji Yazılar

ENDÜSTRİYEL MUTFAKLARDA ÇİFT CİDARLI DAVLUMBAZ UYGULAMASI VE ENERJİ VERİMLİLİĞİNE ETKİSİ

Süleyman KAVAS

ÖZET

Bu çalışmada endüstriyel mutfaklarda kullanılan klasik davlumbazlar ile yüksek performanslı çift cidarlı davlumbazların performansları, ilk yatırım ve işletme maliyetleri karşılaştırılmıştır. Çift cidarlı davlumbazların seçimi yapılırken VDI 2052 standardı dikkate alınmış, bu standardın avantaj ve dezavantajları da ayrıca irdelenmiştir. Çift cidarlı davlumbaz kullanılması durumunda mutfakta oluşacak hava değişim miktarındaki azalma ve buna bağlı olarak ısıtma/soğutma yüklerindeki düşüş ile gerçekleşecek enerji tasarrufu ve çift cidarlı davlumbaz yatırımının geri dönüş süresi analiz edilmiştir. Çalışmada ayrıca çift cidarlı davlumbazlarla birlikte ısı geri kazanım cihazı kullanılması durumu da dikkate alınmış ve gerçekleşen ilave enerji tasarrufu belirlenmiştir.

Örnek bir çalışma İzmir ilinde bulunan bir restoran mutfağı dikkate alınarak gerçekleştirilmiş ve çift cidarlı davlumbaz kullanılması durumunda %40’a varan oranlarda enerji tasarrufu yapılabileceği ve bu davlumbazların kısa süre içinde kendilerini amorti edebileceği ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Çift cidarlı davlumbaz, VDI 2052, Mutfak havalandırması.

 

ABSTRACT

In this study, performance, initial investment and operating costs of industrial type conventional hoods and high performance double skin hoods were compared. While selecting kitchen hoods, the VDI 2052 standard has been taken into account and the advantages and disadvantages of this standard have also been discussed. In the case of a double-skin hood, the energy saving due to a decrease in the amount of air change in the kitchen and accordingly the decrease in heating/cooling loads and the payback period of the double-skin hood venture investment have been analyzed. The study also considered the use of heat recovery equipment in conjunction with double-skin hoods and stated additional energy savings.

A sample study has been carried out considering a restaurant kitchen in Izmir and it has been revealed that energy savings can be achieved up to 40% if double-skin hoods are used and these hoods can be depreciated within a short time.

Key Words: Double skin kitchen hood, VDI 2052, Kitchen ventilation.

  1. GİRİŞ

Son zamanlarda ülkemizde AVM, otel ve restoran yatırımlarında bir artış görülmektedir. Bu tür yapılar günün önemli bir kısmında çalışmakta ve büyük miktarda enerji harcamaktadır. Mutfaklar ise bu yapıların en fazla enerji ihtiyacı gösteren mahallerinden birisi olarak tasarımı özel önem arz etmektedir. Endüstriyel mutfaklardaki ısıtma ve soğutma yüklerinin yarıdan fazlası davlumbaz ile atılan egzoz havasından kaynaklanmaktadır [1]. Mutfak havalandırmasının ana elemanı olan davlumbazın seçiminde ve havalandırma projesinin tasarımında yapılacak bir iyileştirme bu yüklerin düşmesini sağlayacak ve dolayısıyla enerji tüketiminde azalma olarak karşımıza çıkacaktır.

Uzun zamandır bilinmekte olan çift cidarlı davlumbazlar ülkemizde henüz yaygın bir şekilde kullanılmamaktadır. Bu çalışmada İzmir’de bulunan bir restoran örneği için klasik davlumbaz ve çift cidarlı davlumbaz kullanılması durumunda ortaya çıkan egzoz debileri, enerji tüketimleri ve yatırım maliyetleri karşılaştırılarak çift cidarlı davlumbazların avantajları ortaya konmaya çalışılmıştır.

Dünya’da endüstriyel mutfak havalandırmasına yönelik hazırlanmış başlıca standartlar şu şekildedir; Alman standardı VDI 2052 (Ventilation Equipment for Kitchens), İngiliz standardı DW/172 (Specification for Kitchen Ventilation Systems) ve Amerikan standardı ANSI/ASHRAE 154-2011 (Ventilation for Commercial Cooking Operations). Ülkemizde endüstriyel mutfak havalandırmasına yönelik hazırlanmış bir standart bulunmamaktadır.

Bu çalışmada VDI 2052 standardı dikkate alınarak davlumbaz debileri belirlenmiştir. Hesap yapılırken mutfağın türü, birim zamanda hazırlanan kuver sayısı, çalışma süresi, pişirici cihazlarının boyutları, türü ve bağıl yükleri gibi birçok parametre göz önüne alındığı için bu çalışmada VDI 2052 standardının kullanılmasına karar verilmiştir. VDI 2052 diğer standartlara göre en kapsamlı ve hassas olanıdır.

 

  1. ÇİFT CİDARLI DAVLUMBAZ

Klasik davlumbazlara göre yüksek verimli olarak tarif edilen çift cidarlı davlumbazların en önemli özelliği kendi üzerinden taze hava vermesidir. Klasik davlumbazlar sadece emiş yaparken, çift cidarlı davlumbazlar hem emiş hem de taze hava üflemesi yaparlar. Bu yüzden klasik davlumbazlara göre şartlandırılmış ortam havasını daha az miktarda kullanarak enerji tasarrufu sağlarlar.

Davlumbaz üzerinden verilen taze hava düşük hızlarla (ortalama 0,25 m/s) üflendiği için mahale karışmadan davlumbaz tarafından geri emilmektedir. Bundan dolayı taze hava şartlandırılmadan kullanılabilir. Ancak taze hava, mahal havasından en fazla 10 0C daha soğuk olabilir. Daha düşük sıcaklıklar için taze havanın davlumbaza verilmeden önce ısıtılması önerilmektedir[4].

Isıtma işlemi davlumbazdan atılan egzoz havası kullanılarak ıs geri kazanım cihazı (IGK) ile yapılabilir. Bu tarz uygulamalarda IGK cihazı davlumbazın egzoz ve taze hava hattına bağlanarak egzoz hattından atılan sıcak havayla davlumbaza verilecek dış ortam havası ısıtılmaktadır. Böylelikle enerji tasarrufu daha da artacak ve çevreci bir sistem ortaya çıkacaktır. Yaz aylarında ise bypass damperi kullanımı ile ısı değiştirici pasif duruma getirilebilir.

1

Taze hava davlumbaz üzerinden farklı şekillerde verilebilmektedir. En sık görülen çeşitler:

 

  1. Hava perdesi,
  2. Ön yüzden üfleme,
  3. Kısa devre (davlumbaz içine üfleme),
  4. Tezgah arkasına üfleme

 

Yukarıdaki listenin farklı kombinasyonları şeklinde de taze hava üflemesi yapılabilmektedir. Davlumbaz verimini ters yönde etkilememek için verilecek taze havanın belli değerleri geçmemesi önerilmektedir. Birçok üretici farklı değerler sunmakla birlikte, hava perdesi şeklinde üfleme yapılırken taze hava miktarı egzoz havasının %20’sini geçmemesi önerilir. Bu değer, kısa devre için %15 ve tezgah arkasından üfleme için %46’dır [2]. Ön yüzden üfleme için önerilen en yüksek oran % 75’dir. [3]

 

Davlumbazın egzoz tarafındaki hava hızı 5-7 m/s, taze hava tarafında ise 3-5 m/s. Bu hızlar davlumbazın giriş ve çıkış boğazındaki değerlerdir [3].

ÖRNEK PROJE

Mutfak 75 m2 alandan oluşmakta ve mutfakta iki adet duvar tipi davlumbaz bulunmaktadır. D1 davlumbazı altında 3,6×1 m ve D2 davlumbazı altında 2,6×1 m ölçülerinde birer tezgah bulunmaktadır.

Davlumbaz boyutları belirlenirken VDI 2052 standardının önerileri dikkate alınmış ve mutfak bloğundan minimum 20 cm geniş olacak şekilde davlumbazlar boyutlandırılmıştır. Mutfak planı Şekil 2’de davlumbaz boyutları ise Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1. Mutfakta bulunan davlumbazların boyutları

Davlumbaz Tipi Uzunluk (cm) Genişlik (cm) Yükseklik (cm)
D1 Duvar tipi 380 120 40
D2 Duvar Tipi 300 120 40

2

  1. HAVA DEBİLERİNİN HESABI

VDI 2052 standardına göre debi hesap yapılırken her cihazın gücü, yaydığı ısı ve nem miktarının bilinmesi gerekmektedir. Anma güçleri cihaz kataloglarından alınabilir. Referans ısı ve buhar yayınımları için ise VDI 2052’nin önerdiği değerler kullanılmaktadır. Bu iki davlumbaz için belirlenen değerler Tablo 2 ve 3’de verilmiştir.

Tablo 2. D1 davlumbazı altındaki cihazlar ve yaydıkları ısı ve buhar miktarları

No Pişirme Cihazı Adet Anma Gücü P (kW) Duyulur Isı Yayınımı Buhar Yayınımı

 

Qs (W/kW) P*Qs (W) g/h kW g/h
1 Elektrikli Ocak 1 30 200 6000 118 3540
2 Makarna Pişirici 1 20 35 700 294 5880
3 Fritöz 1 35 50 1750 147 5145
4 Tost Makinesi 1 13,2 800 10560 257 3392,4
5 Elektrikli Izgara 1 16 800 12800 257 4112


Tablo 3.
D2 davlumbazı altındaki cihazlar ve yaydıkları ısı ve buhar miktarları

No Pişirme Cihazı Adet Anma Gücü P (kW) Duyulur Isı Yayınımı Buhar Yayınımı

 

Qs (W/kW) P*Qs (W) g/h kW g/h
1 Elektrikli Izgara 1 16 800 12800 257 4112
2 Elektrikli Fırın 1 22 120 2640 235 5170
3 Fritöz 1 35 50 1750 147 5145


4.1. Egzoz Debisinin Hesabı

Davlumbaz altındaki cihazlardan yayılan ısının konvektif kısmını ( bulmak için eşitlik (1) kullanılmaktadır.Bu eşitlikte P pişirme cihaz için anma gücünü (W),  ise cihazın duyulur ısı yayınımını (W/kW) ifade etmektedir. Her cihaz için bulunan  değeri davlumbaz altında oluşan termal egzoz debisini hesaplamak için kullanılacaktır. Burada amaç ısıl olarak etkilenmiş havanın debisini hesaplamak ve bu miktar havayı davlumbaz üzerinden dışarı atmaktır.

(2) eşitliğinde  termal egzoz debisi (m3/h), k  (18 m4/3W-1/3h-1) ampirik olarak belirlenen bir katsayı, dhydr ise pişiricinin veya mutfak bloğunun hidrolik çapıdır. Hidrolik çapın bulunması için eşitlik (3) kullanılmaktadır. Bu eşitlikte L pişiricinin veya mutfak bloğunun boyunu (m), B ise pişiricinin veya mutfak bloğunun enini (m) ifade etmektedir.

Tablo 4. Eşitlik 2’de kullanılan parametreler

Parametre Tanım Açıklama Değer
z Davlumbaz – mutfak bloğu arasındaki mesafe 1,1 m
Eşzaman faktörü Gastronomik tesis – küçük mutfak 1
r Azaltım faktörü Davlumbaz duvara dayalı 0,63

Değerler eşitlik (2) de yerine konduğunda her iki davlumbaz için egzoz debileri bulunur. Davlumbaz çevresinden yapılan hava beslemesinin türüne bağlı olarak egzoz hava akışında bozulmalar meydana gelmektedir. Bu bozulmaları dikkate almak için bulunan egzoz debisi “a” katsayısı (hava taşma faktörü) ile çarpılır ve davlumbazdan atılması gereken egzoz debisi (VErf) bulunur. a değeri çift cidarlı davlumbazlar için 1,10 klasik davlumbazlar için 1,35 olarak alınmıştır.  (m3/h)   (4)

 

Bulunan VErf değerleri Tablo 5’de verilmişt

Tablo 5. D1 ve D2 davlumbazları için hesaplanan VErf değerleri

VErf (m3/h)
Klasik davlumbaz Çift cidarlı davlumbaz
D1 3501,64 2853,19
D2 2597,42 2116,41

Davlumbaz içinde yoğuşma oluşmaması için gerekli minimum egzoz debisi de (VABL) hesaplanmalıdır. Hesaplanan değer VErf değeri ile karşılaştırılır. Eğer VABL değeri VErf değerinden büyük ise yeni egzoz debisi olarak alınır, küçük ise VErf değeri aynı kalır. Yoğuşma kontrolü için eşitlik (5) kullanılmaktadır [4].      (m3/h)    (5)

ωex – ωsup =6g/kg kuru hava (Egzoz havasının ve taze havanın özgül nemleri arasındaki fark)

Eşitlik (5)’de ρ (1,2 kg/m3) havanın yoğunluğunu, φ eşzaman faktörünü ve  kütlesel buhar debisini (g/h) ifade etmektedir.

Tablo 6. Çift cidarlı davlumbazlar için yoğuşma kontrolü ve egzoz debileri

Davlumbaz Kütlesel Buhar Debisi (g/h) VABL (m3/h) VErf (m3/h) VErf,son (m3/h)
D1 22069,4 3065,194 2853,19 3065,19
D2 14427 2003,75 2116,41 2116,41
Toplam 5181,60


Tablo 7.
Klasik davlumbazlar için yoğuşma kontrolü ve egzoz debileri

Davlumbaz Kütlesel Buhar Debisi (g/h) VABL (m3/h) VErf (m3/h) VErf,son (m3/h)
D1 22069,4 3065,19 3501,64 3501,64
D2 14427 2003,75 2597,41 2597,41
Toplam 6099,05


4.2. Taze Hava Debisinin Hesabı

Davlumbazdan atılacak egzoz debileri bulunduktan sonra mutfağa verilmesi gereken taze hava miktarının hesaplanması gerekecektir. Mutfaktan restoran kısmına hava kaçışını engellemek için VDI 2052 mutfağın bir miktar negatif basınçta tutulmasını önermektedir. Ancak taze hava debisi egzoz debisinden en fazla %3-5 eksik olabilir [4]. Bu çalışmada taze hava debisi egzoz debisinden %3 küçük seçilmiştir.

Çift cidarlı davlumbazlar üzerinde verilecek taze hava (iyileştirme havası) miktarı Bölüm 2’de anlatıldığı gibi farklı değerlerde olabilir. Bu çalışmada kullanılan çift cidarlı davlumbazlar hava perdesi ve ön yüzden üfleme yapacak şekilde tasarlanmış ve iyileştirme havası debisi egzoz debisinin %40 olarak belirlenmiştir. Bu değerler dikkate alınarak hesaplanan egzoz ve taze hava debileri filtreli davlumbaz ve çift cidarlı davlumbaz olması durumuna göre Tablo 8’de gösterilmiştir.

Tablo 8. Mutfak egzoz ve taze hava debileri

Davlumbaz  Egzoz Havası Debisi (m3/h) Mahale Verilecek Taze Hava Debisi (m3/h) Davlumbazdan Verilecek İyileştirme Havası Debisi (m3/h)
Çift Cidarlı Davlumbaz Durumu
D1 3065,19 1783,94 1189,30
D2 2116,41 1231,75 821,17
Klasik Davlumbaz Durumu
D1 3501,64 3396,59
D2 2597,41 2519,49

 

  1. MUTFAK HVAC YÜKLERİ ve ENERJİ TÜKETİMİ

Davlumbazlardan kaynaklı ısıtma/soğutma yükleri hesaplanırken mutfağın tasarım şartları yaz için 24 0C, %60 bağıl nem ve kış için 20 0C, %60 bağıl nem olarak alınmıştır. Seçilen tasarım şartları VDI 2052 standardının önerdiği değer aralığında seçilmiştir. Dış hava tasarım şartları için ise Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için uzun dönem sıcaklık ve nem istatistikleri kullanılmıştır. 12 ay için dış hava tasarım şartları Tablo 9’da verilmiştir. Mayıs-Eylül ayları arası soğutma, diğer aylar ısıtma yapılacaktır. Davlumbazdan verilecek iyileştirme havası sıcaklığı ile mahal havası sıcaklığı arasında 10 0C’den daha büyük bir fark var ise iyileştirme havası şartlandırılacak yok ise şartlandırılmadan içeri verilecektir [4]. Ocak, Şubat, Mart ve Aralık aylarında davlumbazdan verilecek iyileştirme havası ısıtılırken diğer aylarda sıcaklık farkı 10 0C’nin altında olduğu için şartlandırılmasına gerek yoktur.

Tablo 9. İzmir için sıcaklık ve nem değerleri [5].

Ocak Şub. Mart Nis. May. Haz. Tem. Ağu. Eylül Ekim Kas. Ara.
Dış Sıcaklık (0C) 5,9 6,2 7,8 11,3 26 30,7 33,2 32,9 29,1 14,7 10,7 7,7
Bağıl Nem (%) 70 68 66 63 60 53 51 52 57 63 65 67
Dış havanın Entalpisi (kJ/kg) 16 16,2 18,7 24,5 58,4 68,5 75,3 75,1 66,1 31,3 23,8 18,7

Davlumbaz üzerinden atılan havadan kaynaklı ısıtma ve soğutma yükleri havanın entalpisine ve debisine bağlıdır.
(kJ/h)  (6)

Eşitlik (6)’da m hava debisini (m3/h), ρ havanın yoğunluğunu (kg/m3) ve Δh iç-dış hava arasındaki entalpi farkını (kJ/kg) ifade etmektedir. Eşitlik (6) kullanılarak her ay için mutfağa ve davlumbaza verilmesi gereken taze havanın ısıtma/soğutma yükleri hesaplanmış, Tablo 10 ve 11’de gösterilmiştir

Tablo 10. Klasik davlumbazlar için egzoz havasından kaynaklanan ısıtma/soğutma yükleri

Ay D1 D2
Mahal Taze Hava Yükü (kJ/h) Mahal Taze Hava Yükü (kJ/h) Toplam Isıtma/Soğutma Yükü (kJ/h)
Ocak 107196,49 79515,16 186711,65
Şubat 106381,31 78910,49 185291,79
Mart 96191,53 71352,01 167543,54
Nisan 72551,24 53816,35 126367,58
Mayıs 23640,29 17535,66 41175,95
Haziran 64807,00 48071,91 112878,91
Temmuz 92523,21 68630,96 161154,16
Ağustos 91708,02 68026,28 159734,30
Eylül 55024,81 40815,77 95840,58
Ekim 44835,03 33257,29 78092,33
Kasım 75404,37 55932,72 131337,09
Aralık 96191,53 71352,01 167543,54


Tablo 11.
Çift cidarlı davlumbazlar için egzoz havasından kaynaklanan ısıtma/soğutma yükleri

Ay D1 D2
Mahal Taze Hava Yükü (kJ/h) İyileştirme Havası Yükü (kJ/h) Mahal Taze Hava Yükü (kJ/h) İyileştirme Havası Yükü (kJ/h) Toplam Isıtma/Soğutma Yükü (kJ/h)
Ocak 56301,25 37534,16 38874,08 25916,05 158625,54
Şubat 55873,10 37248,73 38578,46 25718,97 131700,29
Mart 50521,27 33680,85 34883,21 23255,47 119085,32
Nisan 38105,03 26310,21 64415,24
Mayıs 12416,24 8572,99 20989,24
Haziran 34037,64 23501,82 57539,46
Temmuz 48594,61 33552,91 82147,53
Ağustos 48166,47 33257,29 81423,76
Eylül 28899,88 19954,38 48854,26
Ekim 23548,05 16259,12 39807,17
Kasım 39603,54 27344,89 66948,42
Aralık 50521,27 33680,85 34883,21 23255,47 119085,32

Mutfağın şartlandırılması COP ’si 3,5 olan DX bataryalı bir klima santrali ile yapılmaktadır. Eğer çift cidarlı davlumbaz ile birlikte ısı geri kazanım cihazı da kullanılırsa iyileştirme havasını ısıtmak için klima santraline ihtiyaç kalmayacaktır. Bu durumda davlumbaza verilecek iyileştirme havası egzoz havası tarafından ısıtılarak davlumbaza verilecektir. Isıtma ihtiyacı olmayan aylarda ise bypass damperi vasıtasıyla hava ısı değiştirici üzerinden geçmeden davlumbaza verilecektir. Üç şart için ortaya çıkan ısıtma/soğutma güçleri Tablo 12’de özetlenmiştir.

Tablo 12. Üç uygulama için ihtiyaç duyulan ısıtma/soğutma güçleri

Ay Isıtma/Soğutma Güçleri (kW)
Klasik Davlumbaz Çift Cidarlı Davlumbaz Çift Cidarlı Davlumbaz  + IGK
Ocak 14,83 12,60 7,56
Şubat 14,72 10,46 7,50
Mart 13,31 9,46 6,78
Nisan 10,04 5,12 5,12
Mayıs 3,27 1,67 1,67
Haziran 8,97 4,57 4,57
Temmuz 12,80 6,52 6,52
Ağustos 12,69 6,47 6,47
Eylül 7,61 3,88 3,88
Ekim 6,20 3,16 3,16
Kasım 10,43 5,32 5,32
Aralık 13,31 9,46 6,78
TOPLAM 128,17 78,68 65,33

Not: Mayıs-Eylül ayları arasında soğutma, diğer aylarda ısıtma yapılmıştır.

Tablo 12’den de görüleceği gibi çift cidarlı davlumbaz kullanılması durumunda iklimlendirme amacıyla harcanan enerjiden %38,7 oranında tasarruf yapılabilmektedir. Çift cidarlı davlumbaz ile birlikte ısı geri kazanım cihazı kullanılması durumunda ise bu oran %49’a kadar çıkmaktadır.

 

  1. YATIRIM MALİYETLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI VE GERİ DÖNÜŞ SÜRELERİNİN HESABI

Maliyetler karşılaştırılırken ilk yatırım ve işletme maliyetleri her durum için hesaplanmış ve sistemin geri dönüş süreleri belirlenmiştir. Geri dönüş süreleri NPV (net present value – net bugünkü değer) yöntemi ile hesaplanmıştır.

6.1 İlk Yatırım Maliyeti

İlk yatırım maliyetinin içinde davlumbaz, hava kanalları, aspiratör, vantilatör, ısı geri kazanım cihazı ve sistemin kurulum maliyeti bulunmaktadır.

Aspiratörler metal filtreli ve geriye eğik fanlı hücreli tip olarak, vantilatör ise G4 panel ve F7 torba filtreli hücreli tip olarak seçilmiştir. Isı geri kazanım cihazı aspiratör ve vantilatörle aynı özelliklerde olup plakalı tip ısı değiştiricisi bulunmakta

Tablo 13. Üç uygulama için belirlenen cihazların elektrik güçleri

Klasik Davlumbaz

Durumu

Çift Cidarlı Davlumbaz

Durumu

Çift Cidarlı Davlumbaz  + IGK Durumu
Aspiratör Vantilatör Aspiratör Vantilatör Aspiratör
Fanın Çektiği Güç (kW) 2,69 0,85 2,36 0,88 2,45


Tablo 14.
Üç uygulama için ilk yatırım maliyetleri

Klasik Davlumbaz

(€)

Çift Cidarlı Davlumbaz

(€)

Çift Cidarlı Davlumbaz  + IGK

(€)

Davlumbaz 1 1500 2300 2300
Davlumbaz 2 1400 2000 2000
Kanal 500 800 800
IGK 2500
Aspiratör 1000 850
Vantilatör 600
Nakliye, Montaj ve İşçilik 1100 1750 1750
TOPLAM 5500 8300 9350


6.2 İşletme Maliyeti

Restoranın günde 12 saat, haftada 7 gün çalıştığı kabul edilmiştir. İklimlendirme için harcanan güç, aspiratör ve vantilatörlerin çektiği elektrik ve bakım maliyetleri dikkate alınarak üç sistem için işletme maliyetleri hesaplanmıştır. 2016 yılı elektrik birim fiyatı 8,794 Cent/kWh olarak alınmıştır [6].

Tablo 15. Üç uygulama için iklimlendirme amacıyla aylık bazda tüketilen elektrik

Klasik Davlumbaz

Uygulaması

(€)

Çift Cidarlı Davlumbaz Uygulaması

(€)

Çift Cidarlı Davlumbaz  + IGK Uygulaması

((€)

Ocak 469,50 398,88 239,33
Şubat 434,87 309,09 221,67
Mart 435,35 309,43 221,92
Nisan 317,76 161,98 161,98
Mayıs 106,99 54,54 54,54
Haziran 283,84 144,69 144,69
Temmuz 418,74 213,45 213,45
Ağustos 415,05 211,57 211,57
Eylül 241,00 122,85 122,85
Ekim 202,92 103,43 103,43
Kasım 330,26 168,35 168,35
Aralık 435,35 309,43 221,92
TOPLAM 4091,63 2507,69 2085,69


Tablo 16.
Üç uygulama için fanların aylık bazda tükettiği elektrik

Klasik Davlumbaz

Uygulaması (€)

Çift Cidarlı Davlumbaz Uygulaması

(€)

Çift Cidarlı Davlumbaz  + IGK Uygulaması

(€)

Aspiratör Aspiratör Vantilatör Aspiratör Vantilatör
Ocak 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Şubat 79,48 69,73 25,12 72,39 26,00
Mart 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Nisan 85,16 74,71 26,91 77,56 27,86
Mayıs 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Haziran 85,16 74,71 26,91 77,56 27,86
Temmuz 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Ağustos 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Eylül 85,16 74,71 26,91 77,56 27,86
Ekim 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
Kasım 85,16 74,71 26,91 77,56 27,86
Aralık 88,00 77,20 27,81 80,15 28,79
TOPLAM 1036,13 909,02 327,40 943,68 338,96

Fanların bir yılda tükettiği elektrik klasik davlumbaz uygulamasında 1036,13 €, çift cidarlı davlumbaz uygulamasında 1236,42 €, çift cidarlı davlumbaz ve ısı geri kazanım cihazının birlikte çalıştığı uygulama için ise 1282,64 €’dur.

Yıllık bakım maliyeti klasik davlumbaz uygulaması için 100 €, çift cidarlı davlumbaz uygulaması için 150 €, ısı geri kazanım cihazının olduğu uygulama için ise 200 € alınmıştır.

6.3 NPV Analizi ile Yatırım Geri Dönüş Sürelerinin Hesabı

Yatırımın geri dönüş süreleri ve tasarruf miktarlarının analizi için NPV (net present value – net bugünkü değer) yöntemi kullanılmıştır. Cihazların ekonomik ömürleri 10 yıl ve 10 yılın sonunda hurda değerleri ilk yatırım maliyetlerinin %10 olarak kabul edilmiştir. Yıllık faiz oranı ise %10 olarak hesaba katılmıştır.

İlk olarak çift cidarlı davlumbaz ve klasik davlumbaz uygulamalarının maliyet karşılaştırmaları yapılarak yatırımın geri dönüş süresi ve tasarruf miktarları analiz edilmiştir. İki alternatifin ilk yatırım maliyetleri karşılaştırıldığında çift cidarlı davlumbaz uygulamasının 2800 € daha pahalı olduğu görülür. Yıllık işletme maliyeti ise 1333,64€ daha azdır. Bu değerler dikkate alınarak NPV analizi gerçekleştirildiğinde Tablo 17’de de görüleceği gibi çift cidarlı davlumbaz uygulaması ilk yatırım maliyeti farkını 2 yıl 6 ayda kapatmaktadır. On yılın sonunda ise 5714,67€ tasarruf sağlamaktadır.

Tablo 17. Çift cidarlı ile klasik davlumbaz uygulamalarının maliyet karşılaştırması

Yıl Yatırım Farkı (€) Yıllık Tasarruf  (€) Hurda Değeri (€) Net Nakit Akışı (NNA) (€) NPV NNA x NPV (€) Toplam (€)
0 -2800 0 0 -2800,00 1 -2800,00 -2800
1 0 1333,64 0 1333,64 0,91 1212,40 -1587,60
2 0 1333,64 0 1333,64 0,83 1102,19 -485,41
3 0 1333,64 0 1333,64 0,75 1001,99 *516,58
4 0 1333,64 0 1333,64 0,68 910,90 1427,47
5 0 1333,64 0 1333,64 0,62 828,09 2255,56
6 0 1333,64 0 1333,64 0,56 752,81 3008,37
7 0 1333,64 0 1333,64 0,51 684,37 3692,74
8 0 1333,64 0 1333,64 0,47 622,15 4314,89
9 0 1333,64 0 1333,64 0,42 565,60 4880,49
10 0 1333,64 830 2163,64 0,39 834,18 5714,67
10 yılın sonunda toplam tasarruf 5714,67

İkinci olarak çift cidarlı davlumbaz ile ısı geri kazanım cihazının birlikte kullanılması durumunda klasik davlumbaz uygulamasına göre ne kadar zamanda ilk yatırım maliyetini karşıladığı ve ekonomik ömrü sonunda elde edilen tasarruf miktarı hesaplanmıştır. İki uygulama arasında 3850€ ilk yatırım maliyeti farkı bulunmaktadır. Aradaki yıllık işletme maliyeti farkı ise 1659,43€’dur. NPV analizi sonucunda ısı geri kazanım cihazlı sistemin ilk yatırım maliyeti farkını 2 yıl 10 ayda kapattığını ve ekonomik ömrü sonunda diğer sisteme göre toplam 6706,94€ tasarruf elde ettiği görülmektedir.

Tablo 18. IGK + çift cidarlı davlumbaz ile klasik davlumbaz uygulamalarının maliyet karşılaştırması

Yıl Yatırım Farkı (€) Yıllık Tasarruf  (€) Hurda Değeri (€) Net Nakit Akışı (NNA) (€) NPV NNA x NPV  (€) Toplam (€)
0 -3850 0 0 -3850,00 1 -3850 -3850
1 0 1659,43 0 1659,43 0,91 1508,57 -2341,43
2 0 1659,43 0 1659,43 0,83 1371,43 -970,00
3 0 1659,43 0 1659,43 0,75 1246,75 *276,75
4 0 1659,43 0 1659,43 0,68 1133,41 1410,16
5 0 1659,43 0 1659,43 0,62 1030,37 2440,53
6 0 1659,43 0 1659,43 0,56 936,70 3377,24
7 0 1659,43 0 1659,43 0,51 851,55 4228,79
8 0 1659,43 0 1659,43 0,47 774,14 5002,92
9 0 1659,43 0 1659,43 0,42 703,76 5706,68
10 0 1659,43 935 2594,43 0,39 1000,26 6706,94
10 yılın sonunda toplam tasarruf 6706,94

 

SONUÇ

Bu çalışmada klasik davlumbazlar ile çift cidarlı davlumbazların VDI 2052 standardına göre egzoz ve taze hava debileri İzmir’de bulunan bir restoran mutfağı örneği üzerinden hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre iki sistemin yılın on iki ayı dikkate alınarak ısıtma ve soğutma yükleri hesaplanmış ve yıllık tükettikleri enerji miktarları belirlenmiştir. Ayrıca çift cidarlı davlumbazlarla birlikte ısı geri kazanım cihazı kullanılması durumu da irdelenmiş ve elde edilen ilave enerji tasarrufu hesaplanmıştır.

Klasik davlumbaz kullanılması durumunda yıllık iklimlendirme amacıyla harcanan enerji gideri 4091,63 €, çift cidarlı davlumbaz kullanılması durumunda 2507,69 € ve ısı geri kazanım uygulaması yapılan durumda ise 2085,69 €’dur. Sonuç olarak çift cidarlı davlumbaz kullanmakla %38,7 iklimlendirme amacıyla harcanan enerji giderinden tasarruf yapılabilmektedir. Fanların harcadığı enerji de dikkate alındığında tasarruf oranı çift cidarlı davlumbaz için %27, ısı geri kazanım cihazı ile birlikte kullanılması durumunda ise %34,3 olmaktadır.

Bu üç sistem için ilk yatırım ve işletme maliyetleri hesaplamış, çift cidarlı davlumbaz sisteminin ilk yatırım maliyet farkını 2 yıl 6 ayda, ısı geri kazanım cihazı ile birlikte kullanılması durumunda ise 2 yıl 10 ayda kapattığı görülmüştür. Isı geri kazanım cihazı ile birlikte kullanılması durumunda daha uzun zamanda maliyet farkını kapatmasının sebebi ısı geri kazanım cihazı ilk yatırım maliyetinin göreceli yüksek olmasıdır.

Klasik davlumbazların ilk yatırım maliyeti daha uygun olsa da çift cidarlı davlumbaz kullanımı aradaki farkı kısa sürede kapatabilmektedir. Ayrıca çift cidarlı davlumbazlar düşük enerji tüketimlerinden dolayı daha çevreci bir alternatif olarak tercih edilmelidir.

Yaz ve kış dış hava tasarım sıcaklıklarının daha uç noktalarda olduğu şehirlerde davlumbaz egzozundan atılan havanın yerine mahale alınacak taze havanın şartlandırılması için harcanan enerji artacaktır. Dolayısıyla çift cidarlı davlumbazlar ilk yatırım maliyeti farkını daha kısa bir süre içinde kapatacaklardır. Bu çalışmada davlumbaz debileri küçük olduğundan çift cidarlı ve klasik davlumbaz kullanılması durumunda mutfağı şartlandırmak için gerekli iklimlendirme cihazının kapasitesindeki fark göz ardı edilmiştir. Daha büyük tesisler için iklimlendirme cihazındaki kapasite farkından kaynaklanan ilk yatırım maliyeti, çift cidarlı davlumbazı daha ilk yatırım anında kara geçirebilmektedir.

 

KAYNAKLAR

 

ÖZGEÇMİŞ

Süleyman KAVAS

1982 yılı Aydın doğumludur. 2005 yılında Ege Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir. Aynı üniversiteden 2008 yılında yüksek mühendis unvanını almıştır. 2014 yılında Liege Üniversitesi, Ecole Centrale de Nantes ve Rostock Üniversitesi ortak programından Gemi Mühendisliği alanında bir yüksek lisans derecesi daha almıştır. 2016 yılında ise İzmir Ekonomi Üniversitesi Yöneticiler için MBA programından mezun olmuştur. Halen Ege Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünde doktora çalışmalarına devam etmekte ve Doğu İklimlendirme San. Tic. A.Ş. firmasında iş geliştirme müdürü olarak çalışmaktadır.

 

Bu makale 19-22 Nisan 2017 tarihleri arasında düzenlenen 13. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ’nde sunulmuştur.

Yazının Devamı
Genel Mutfak Havalandırması

Mutfaklarda Havalandırma Elemanlarının Seçimi

Mutfak havalandırması genel havalandırma uygulamalarından farklı olarak özel kurallara tabidir. Ortamda oluşan sıcak ve yağ içeri yüksek egzoz havası ile ihtiyaç duyulan yüksek miktardaki ve düşük hızdaki taze hava bu tür projelerin itina ile ele alınmasını gerektirmektedir. Öte yandan malzeme ve ekipman seçimi ortamın konforu ve hijyeni açsından çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu yüzden mutfak havalandırma uygulamaları projelendirilirken aşağıda belirtilen noktalara ve cihaz seçimlerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu yazımızda bu tür projelerde kullanılan belli başlı havalandırma elemanlarını tanıyıp seçimleri üzerinde duracağız.

Yazının Devamı
Genel Mutfak Havalandırması

Davlumbaz Filtre Sistemleri

Davlumbaz Egzoz Filtre Sistemleri

Mutfak davlumbazının, egzoz havasında bulunan parçacıklar ağırlıklı olarak yağ, kurum ve istir. Bu parçacıklar kanal yüzeyinde birikme özelliğine sahip oldukları için tehlikelidir. Bu nedenle bu parçacıkların öncelikli olarak davlumbazda tutulması gerekir. Dolayısıyla egzoz edilen havanın filtre edilmesi bu açıdan çok önemlidir.

Yazının Devamı
1 2 3 5
Mutfak DavlumbazMutfak GürültüMutfak HavalandırmasıMutfak HijyenMutfak Nem OranıMutfak Sıcaklığı